Allâme Şeyh Muhammed el-'Useymîn rahimehullah'a soruldu:
Soru: Fazîletli Şeyh! Orucun âdâbları nelerdir?
Cevap:
Kişinin Allah'a karşı, O'nun emrettiklerini yaparak ve
nehyettiklerinden kaçınarak takvâlı olması orucun âdâblarındandır.
Nitekim Yüce Allah şöyle buyurmuştur: "Ey îmân edenler! Oruç sizden
önceki ümmetlere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki
korunursunuz." (Bakara, 183) . Nebî sallallahu aleyhi ve sellem de şöyle
buyurur: "Kim kötü söze, kötü amele ve cehâlet alışkanlıklarına son
vermezse Allah'ın onun yemesini ve içmesini terk etmesine bir ihtiyacı
yoktur."(1) Orucun âdâblarından bir diğeri ise kişinin
sadakayı, iyiliği ve insanlara hasenâtı artırmasıdır. Bu da özellikle
Ramazan ayında olmalıdır.
Nebî
sallallahu aleyhi ve sellem insanların en cömerti idi. En cömert olduğu
zaman da Ramazan'da Cebrail aleyhisselâm ile Kur'ân'ı müdârese için
sıkça buluştuğu zaman idi.(2) Yine kişinin; yalan,
sövme, yerme, aldatma, ihanet, harâma bakma, harâm bir şeyi dinleme ve
bunların dışında Allah'ın harâm kıldığı bütün şeylerden kaçınması orucun
âdâblarındandır. Oruçlu veya oruçsuz bir kimsenin bu harâmlardan
kaçınması vâcibtir.
Lâkin
bu haramlardan oruçlunun kaçınması çok daha önemlidir. Sahûr etmesi ve
sahûru geciktirmesi de orucun âdâblarındandır. Nitekim Nebî sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "Sahûr yapın. Çünkü sahûrda bereket
vardır."(3) Kişinin yaş hurma ile eğer bulamazsa kuru
hurma ile eğer onu da bulamazsa su ile iftar etmesi, güneş battığında
veya zannı galibiyle güneşin battığını bildiğinde iftar için acele
etmesi de aynı şekilde orucun âdâblarındandır.
Nitekim
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: "İnsanlar iftar
için acele ettikleri sürece hayır üzere devam ederler."(4)
Fıkhu'l-İbâdât (s:268)_________________________________
[1] Buhârî (1903).
[2] Buhârî (1903), Müslim (2308).
* Cebrail aleyhisselâm Ramazan çıkana kadar her gece Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem ile buluşurdu. Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem Kur'ân'ı ona arz ederdi.
[3] Buhârî (1923), Müslim (1906).
[4] Buhârî (1957), Müslim (1908).
Kaynk: imanmescidi.com

0 yorum:
Yorum Gönder